Gündem

Yeni nesil bir medyanın doğuşu..

Bugün az çok medyada duymaya başladığımız Hibya’yı sizin için kaleme aldım. Hibya’yı bir de Hibya’dan dinleyin!

Hepimizin bildiği “Nejat İşler”in meşhur filmindeki replik gibi oldu. 

–    Kim bu Erol Egemen?
–    Kim bu Hibya ..
–    Hibya, Libya…! Arap mı yoksa?

– Daha neler neler…

Komik ama gerçek bunları o kadar çok duyuyoruz ki…
Hiç açılımına bakmak gelmedi mi aklınıza?

 

5N1K fantezisi falan da değil… ( Kimseye taş atmıyoruz, haddimize düşmez.)

Haber, İlan, Basın, Yayın ve Ağı kelimelerinin birleşimi sadece.
Öyle şekilli yabancı isimler falan da değil yani.

 

Yani medyanın en doğal hali Hibya…

Yola; tarafsız olmak, haberi rant olmaktan uzaklaştırmak için çıkan Hibya aslında çok büyük bir sosyal sorumluluk projesi.

 

Nerden çıktı peki bu Hibya?

Çalıştığımız kurum satılıp sonrasında değer verdiğimiz kişiler önümüze taşlar koyup, işsiz kalınca da kader demedik el ele verdik.

En çok da bunlar acıtır..

 

Kolay olmadı elbette. Yanımızda olan da oldu, küsüp giden de oldu…

Ayrılmadan önce üstadımız çok değerli bir basın emekçisi  ağabeyim şunu demişti:

– Hayır böyle bir şeyi ortak kuramazsın. Gazetecileri tanımıyorsun. Kuracaksın, organize edeceksin, biz de emeklerimizle senin yanında olacağız.

Kolay olsa herkes yapardı…

 

Bu kadar zor olacağını da tahmin etmemiştik.

Emek yoğun öyle bir emek ki avcumuzdaki elimizdeki her şey. Web yayıncılığından haber ajanscılığına…
Önce haber siteleriyle başladık; 3 taneydi.

Eski kurumumdan bir ağabeyim dedi ki; “Hangi site doğru düzgün para kazanıyor” girme bu işlere…
Üç siteyle uğraşıyorduk.

 

Neden ajans kurmuyorsun yıllardır ajansçısın diyen çok sevdiğim bir ağabeyim, bize o güveni ve cesareti verdi.

3 siteyi önce 7 ye sonra da 11’ e çıkardık.
Baktık hepsine yetişemiyoruz,ajans sistemi kurduk.
Ardından 17 site…

 

Uykusuz geçen günlerin sabahında,2019 Nisan ayında arkadaşlar tanıştırayım “Hibya”

Kimsenin haberi yoktu…
Yola çıktığımız arkadaşlar da bizi şaşırtmıştı.

 

Ve yoğun günler başladı.

17 site önce 21, ardından 26 oldu… ( Haber sitesi sayımız*)
Abonelik sistemini kendi üzerimizde kurduk.
Sistemi kendimiz denedik, çalıştık, programladık.
Yılların tecrübesi, farklı, yenilikçi bir sistem kurduk.

(* Bu kadar çok site kurmamızın tek bir sebebi vardı. Daha çok istihdam! )

 

Yeni nesil bir haber ajansı!

Farkı ne haberin kaynağından, nitelikler üzerine kurulu
Beşeri süreçler hâkim; sosyo-politik ve ekonomik değerlere odaklı sektörlere önem veren bir yapı.

 

Öyle bir yapı ki…67 tane faaliyet alanı olan bir yapı.

Neden? Çünkü yeniden kimseye muhtaç olmayalım diye…

O kadar site,o kadar insan ve umudun tek kaynağı Hibya.

 

Temeli atan işsiz kalan basın emekçileri bunun neresindeydi?

Haber giriş sistemi…
Ufkumuzu açan, patronun olmadığı bir dünya…
Serbest haber giriş sistemi, serviste ücret alan çünkü biz de emekçiyiz, geçinmek de en önemli noktamız…
İşsiz kalan gazeteciler ise açık bıraktık hep…

 

Bugün en büyük içerik üretenler kim?

Markaların stresiyle ve parayla mutlak hükümlere maruz kalan basın emekçileri.
Peki biz ne yaptık?

Ricayı, minneti yok ettik.

 

Bu da ne demek şimdi?

Siz sanıyor musunuz o boy boy yer alan şirket haberleri yayın aldıkları yerde ne kadar zor olduklarını…

Mail atarlar… Vaatte bulunan aracılar girer… Sonra stresle telefonlar açılır!
Biz insanız, biz emekçiyiz hep şöyle böyle diyoruz ya peki ne yapabildiniz? 

 

Biz ne yaptık biliyor musunuz?

Sahip olduğumuz panelleri siteleri açtık! 

 

Bugün eleştirmek kolay ama bir şey koymak o kadar zor ki!

Alternatif olmak, hani süslü # ler koyuyor ya meslektaşlarımız diğer meslektaşlarını da duyarak başlarlar umarım o güzel günlere…

 

Biz elimizi taşın altına koyan olduk…

Ekmeğimizin peşinde koşan olduk.

Ülkemiz, milletimiz için 14 dilde 16 uluslararası siteyle… Türk Medyasının %30-40 haber sağlamayı başardık.

 

Kolay gelinmiyor buralara; Anlatmak istiyorum nelerle boğuştuğumuzu…

Konu öyle siyaset falan değil aslında, siyasi tarafla ilgili hiçbir zaman sıkıntı görmeyen Hibya, buradaki duruşunu da çok net korudu.
Siyasetten para almaz, içerik gönderirlerse yayına verir. 
Taraf olmaz, olanı olduğu gibi yazar.

Dolayısıyla herkesin iddia ettiği durumları yaşamadık çünkü yaşamamız için bir neden de yok.

 

-Suya sabuna dokunamadan habercilik mi yapılır diyorlar.

SORUYORUM SIZE? GAZETECILIK KARŞI DURMAK MIDIR? YAN DURMAK MIDIR?

İkisi de değil ve asla olmayacak da. (Araştırmacı Gazetecilik, Yorumculuk için ise çok farklı bunlardan bahsetmiyorum.)

Biz bugünlere, bu duruştan rant sağlamaya çalışanların ceremelerini çekerek geldik.

 

Gazetecilik tetikçilik değildir.

Madem yapmak istiyorlar siyasi partilerin kaynakları da güçleri de fazlasıyla var.
Ama maşa olduğunda ne oluyor biliyor musunuz? 
Filler tepişiyor, çimenler eziliyor.

 

Bu gün ne kadar basın emekçisi işsiz?

Medya patronları almayın günahımızı…
Yatırımlarınızın ya da siyasi beklentilerinizin eli ülkenin geleceğinde olmasın. Bırakın haber özgürlüğümüzü yapacağınız PR farklı şekilde yapın…
Para harcayın ne olmuş, ne olacak?
Gazetecilik bir yatırım alanı değildir. Bunu kavrarsak neyin ne olduğunu anlamaya ve şeffaf olarak görmeye başlarız.

Hibya, herkes için haber giriş panellerini açtı..
“Rant haline gelmiş maille haberi yollamanın önünde” durdu ve içerik üreticilerinin emeklerine yolu açtı!

 

Mail atmak, içerik üretmek bir özgürlüktür, deli olmayın!

Yayıncıya ise rica minnet etmek riyakârlıktır. 
Yayıncılık bir emekse bunun makul servis bedeli olması en doğal hakkıdır..
Üzülerek gördük çalıştığımız kurumlarda da..
Yayın koltuğu da egoların hâkimiyetinde kalıyor…

 

Hibya ne yapıyor? 

Hibya da yayın sınırı yok bu bizim işimiz, sanatımız haber niteliği yoksa nitelik katarız.
Bizzat biz tek tek uğraşıyoruz; başlıkları değiştiriyoruz, düzenliyoruz.

 

Ama aracı olmak nedir? 

Bu ifade edilemediğimizin göstergesidir…
Yayıncıları sınırlayamazsınız, siyasette bile bunu asla yaşamadık, destek bulduk ancak alakasız kişiler komik bahaneler koydu.

 

Çok ilginç şeyler yaşıyoruz çok.

1,5 sene ve 1,5 senede yaşadığımız en ilginç şey ise sayfalarımızın uzaktan okunma sayılarını gördüklerini iddia eden müneccimler.

 

Reklam şirketlerinin ezbere reklam verdiğini hiç gördünüz mü? 

Siteye kod koymadan hiçbir sitenin trafiğini göremez. Yalandan algoritmalarınızla sadece insanların zamanını çalarsınız.

 

Tekrar vurguluyoruz objektif gözle bakın haberlerimize, kimseden medet ummadık.

Siyasette ise hep destek gördük şartlarımız eşitlendi, kaynağa eşit ulaşım demokrasinin en büyük getirisi, dolayısıyla da zaman zaman kaynak bir olunca en hızlı haberi biz verebiliyoruz!

– Çünkü bizde “kim ne der?” derdi yok çünkü bizim tek işimiz olanı olduğu gibi vermek.

Araştırmacı gazeteciyi, yorum habercisini, özel haberi veya köşe yazılarını burada uzun uzun anlatmayalım..

 

Peki, nedir bu medyanın hali?

Telif hakkı istemiyoruz çünkü adil bir servis bedeli sistemi sağlıyoruz.

Biz Alexa verilerine çok önem veriyoruz. Türkiye Alexa verisi düşük olan siteler 30.000 ve üstünde sembolik ücretler alıyoruz.
Trafiği ne kadar yüksek ise o oranda gelir durumuna göre ayarlıyoruz ki hakkını yemeyeyim eski kurumlarımdan çok sevdiğim bir dostumun önerisidir.

 

Ne istiyor Hibya? 

Kaynakta olmayı belirtilmeyi!
Bu gün birçok medya kullanıyor ama kaynak olarak vermiyor,işte bu canımızı acıtıyor.. 
Meslektaşlarımız için çabalarken bir yanda da bunu görmek!
O yüzden diyoruz ya… 
Medyanın kendi sorunları var uzun uzun anlatmaya girilmez.

 

Hibya, telif hakkı hiç uygulanmayacak mı?

Özel alanlarda;  video – özel haber gibi kişilerin mülki hakkı olan ürünler haricinde serbest bırakmayı sürdüreceğiz yani haber akışımız %10’u tutup vermeyeceğiz..
%70 oranında bunu sağlayacağız. Biz bir bütünün parçasıyız, biz yarınların teminatıyız, genç yeteneklere, işsiz kalanlara bizden destek isteyenlere sonuna kadar destek olacağız.

 

Ne bekliyoruz? Ne istiyoruz?

Biz Hibya’nın herkesin olduğunu söyledik ve en kısa sürede bunu sağlayacağız. 
Yani işleri oturtur oturtmaz halka açık payları borsada işlem gören bir şirket olacak. Bu en büyük hayalimiz…
Herkese işbirliği sunuyoruz, biz rakip olmaya değil eksik kalanı tamamlamaya geldik. Alternatif olmak serbest piyasanın demokrasinin en güzel ürünüdür. Farklılıklar tattır, renktir ve duyulara dokunandır…

Gelin sadece ülkemizin değil tüm dünyanın tarafsız yayıncılığını dünyanın en eski medeniyetinden ve medeniyetlerin beşiğinden doğsun..

Her alanda gelişen ülkemizin bu tarz girişimlere çok ihtiyacı var…

“En önemlisi ise desteklenmesi gereken en büyük proje olması” konusudur.

Hibya Haber Ajansı

Etiketler
Daha Fazla Göster

Berkan Yıldırım

1992 doğumlu. Eskişehir Üniversitesi Radyo Televizyon ve Sinema bölümü 3. sınıf öğrencisi. 2 yıldır çeşitli dergilerde editörlük görevi yapmaktadır. En büyük hayali ulusal bir gazetede editörlük görevine devam etmek.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu